8 Kasım 2013 Cuma 0 yorum

Egon Schiele (Forwards bent feminine act)



Her resmin bir ruh hali vardır bana göre. Resim herkes için başka şeyler anlatır, başka durumlarda bambaşka renkler vardır tabloda. Mesela yandaki resme bakalım. Mutluyken maviler daha parlak, mutsuzken her yer ten rengi... Günlük tutmaya alışkınım ama duygularımı yazmak, işte o bir tür yüzleşme. Henüz hazır mıyım bilemediğim... Bu blogda ruh hallerime ve bu durumlara uyan tablolara yer veriyorum. Belki bir gün başka birinin duygularına da tercüman olurum ve kendimi yalnız hissetmem bu dünyada. O zaman ne mutlu bana!

Egon Schiele’nin bu tablosunu gördükçe, hayatın karşısında eğilmiş, hatta hayata boyun eğmiş bir kız görüyorum. İçinde isyan ediyor ama gücü yok başını kaldırmaya. Bu tablodaki kız yorgun. Evet başını kaldırmıyor ama aslında kaldıramıyor. Sanki sırtında bir ayak var ve onu yere bastırıyor. Kız, kendini bırakmış, ne olacaksa olsun der gibi. Bu da bir meydan okuma aslında. Bundan daha kötü olamayacağını biliyor ve bu durum ona, kaybedecek bir şeyi olmayanlara özgü bir cesaret katıyor sanki. Aslında bunun kendisi bir başkaldırı bile sayılabilir. Mazlumun zalimliği bekliyor bizi. İşte ben de şu an tam da böyle hissediyorum. Yorgunum. Sırtımdaki ayak beni yere bastırırken, hiçbir şey umrumda değil. Alnım yerde birkaç dakika daha geçirmek istiyorum sadece. Sonrası yok…
 
;